23 Şubat 2018 Cuma

Osmanlı Devleti'nde Liberal Düşünce, Etkileri ve Sonuçları

  3 Ekim 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı, fikir akımlarının başlangıç noktasını oluşturur. Anayasal yönetime doğru atılmış bir adım olması ile birlikte liberal bir nitelik taşımaktadır. Müsadere sistemi kaldırıldı. 1858'de çıkarılan arazi kanunnamesi ile özel mülkiyete geçiş başladı.
  1856 tarihli Islahat Fermanı, ecnebi ve yerli tebaa arasında karma mahkeme kurmasını öngörmüştür. Osmanlı aydını da liberal düşünceleri yakından tanımaya başlamıştı. Tanzimatla kurulan Meclis-i Valayı Ahkam-ı Adliye olmak üzere danışma meclisleri devlet yönetiminde ki liberalleşmeyi belirginleştirmiştir. 
  Osmanlı aydınları  1860'lı yıllarda sonradan "Yeni Osmanlılar Hareketi" akımı başlattılar. Tercüman-ı Ahval, Tasvir-i Efkar, Muhbir gibi yayım organları vardı. Şinasi, Tasvir-i Efkar gazetesi ile liberal fikirleri ileri sürer. 1865'ten sonra Namık Kemal ve Ziya Paşa'nın öncülüğünde Yeni Osmanlılar Cemiyeti bir muhalefet hareketi olarak doğar. Yönetim de meşruti monarşiyi savunurlarken, ekonomi de de liberal fikirleri ileri sürerler. Sakızlı Ohannes Paşa, Adam Smith'in "Ulusların Zenginliği" adlı eserlerinin Türkiye'de ki temsilcisidir. Osmanlı Devleti kalkınması için serbest rekabeti gerekli görür, himayecilik, devletçilik ve tekel usulüne, narha karşıdır. Özel mülkiyeti savunur.
Liberal Uygulamaların Sonuçları
  Liberal Düşünce ile gelen hürriyet ve eşitlik, zengin ve Avrupa desteğine sahip gayrimüslimler lehine düşünülmüş ve kendilerini Osmanlı dan ayırmalarına zemin teşkil etmiştir. İç ve dış ticaret, gayrimüslimlerin aracılığıyla, Avrupa'nın eline geçti. Osmanlı ıslahatları Avrupa'nın malının, parasının, kültürünün, tüccarının, okullarının ülkeye girişini meşrulaştırmış, gayrimüslimler de kullanılarak, Osmanlı'nın yıkılışına yardımcı olmaları sağlanmıştır.
  Osmanlı ekonomisine damgasını vuran, 1858'de İngilizlerle sonrasında da diğer Avrupa ülkeleri ile yapılan serbest ticaret antlaşmalarıdır. Ülkeye gümrüksüz ya da düşük gümrüklerle giren gelişmiş makine endüstrisi malları Osmanlı'nın korumasız el tezgahı endüstrisini ezmiş ve ihracatın çok üstünde ithalat harcamaları yapılmış, bu durum savaşlarla da birleşince devasa finansman açıkları ortaya çıkarak dış borca muhtaç bir ülke haline gelinmişti.
  1854 Kırım Savaşı ile dış borç almaya başlayan Osmanlı, dış borçlarını ödeyemeyince 1881'de "Muharrem Kararnamesi" yayımlanmıştı. Alacakları temsil etmek ve onların menfaatlerini korumak amacıyla Duyun-ı Umumiye İdaresi Meclisi kuruldu. Osmanlı Devleti'nin özel şartları ve yapısı itibariyle liberal ekonominin başarılı olması söz konusu değildi. Zira Batı'da liberal düşünce uluslaşma süreciyle birlikte gelişmiş, yüzyılların ortaya koyduğu toplumsal dönüşümlerin bir ürünü olarak belirmişti. Oysa ekonomik yada siyasi liberalizmin Osmanlı Devleti'ne girişi, aydın ve devlet adamı tercihi ile olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder